20 Eylül 2008 Cumartesi

Çok sıkıldım...

İtmeye çalışırken herşeyi tam da içinde buluyorum kendimi. Biraz daha sarılmaya -çalışmaya- çalışıyorum. Zorluyorum. Kapamaya çalışırken gözlerimi biraz daha açık kalsınlar diye direniyorum sanki. Her gece yatağa yatarken kelimelerimi alıyorum yanıma- yalnız kalmamak için onlara yanaşıyorum- Cümle kurma çabaları artıyor ara ara. Sırtımı dönüyorumonlara bazen. Arkamı döndüğümde bir bakıyorum hala ordalar yalnız bırakmıyorlar. Sinmişler yatağımın her köşesine, bedenime. Üstüm başım kokuyor. Kocaman bir yük omuzlarımda- taşımaksa çok zor.

Yolunda gibi herşey bir anda. Herşeyi alt alta yazıyorum. Tablo mutluluk verici. En altta toplayınca hepsini bir eksik var görüyorum. Düşünüyorum bulamıyorum. Baştan baştan yapıyorum listeyi-unuttuklarımı yazıyorum. Eksiklik kapanmıyor, canım sıkılıyor.

Durasım yok, gidesim yok. Sevesim de yok. Bir kez daha inanma gücüm yok. Arkadan bakmaya, el kaldırıp sallamaya takatim yok. Oturma isteğim artıyor boş boş. Ondan da sıkılıyorum. Düşünseci bile beynimi ağrıtıyor.

"Sevgi alacaklısı" olmak zormuş. Kendi sevgini geri istemek bile olsa verdiklerini geri almak istemek. Borçlar olduğunu ispatlamaya da halim yok.

Aynaları görme isteğim azalıyor mu ne? Oysa ki sokaktaki arabaların camlarında bile kendimi görmeye ne kadar da alışıktım. Hep soru cümleleri kurmak canını acıtıyor insanın. Bense cevapları özledim. Heyecanlamayı telefon çaldığında. Otobüse bindiğimde ulaşacağım yere uçmayı istemeyi. Oysa ki şimdi hiç inmek istemiyorum. Gözüme pek güzel görünüyor yolların akıp giden çizgileri. Çizginin bittiği yerde olmak istiyorum şimdi. Durmaktan çok sıkıldım. Yol ortasında yolcu indirip bindirmek hani yasaktı? Ne yolcular geçti bu yolculukta. Yan koltuğum bir doldu bir boşaldı. İlk duraktan son durağa giden yolculara hasretim. Herşeye kızmaktan, bunalım hallerinden, çıkamamaktan bu durumdan, birşey yapamamaktan, yapmak da istememekten çok sıkıldım. ÇOK SI-KIL-DIM!!

Hiç yorum yok: