24.08.08 – 22.45 İstanbul
Yine Gizli Özne’ye,
Günlerdir aklıma düştü yine adın… Kelimelerim birleşip eylem yaparlar diye korkuyorum demiştim ya aklımın içindeki oradan oraya koşuşturmaları bitemedi bir türlü… Çıkmaya delik aradılar haftalardır. İzin vermedim uzun süre… Ama dayanamadım yine yenik düştüm… Uzun süre ‘yan yana gelmeme cezası’ alacaklar…
Seninle aşk dolu yıldönümlerimizi kutlamayı hayal ederken, sensizliğin yıldönümlerini kutlamak düştü bana… Sigaralarımı arka arkaya içerek kutluyorum tek başıma… Bir de elimde kalan melodilerim eşlik ediyor bana… Ara ara gözlerim de doluyor. Başka yönlere çeviriyorum kafamı – kendimden kaçıyorum.
İtiraf etmek istiyorum içimdeki her şeyi, senden bana kalanları… ‘Ne aşkmış be’ desinler istiyorum. Ama acımasınlar da bana gururlanayım istiyorum bir zamanlar seninle olduğum zamanlar için. Onlar acımasınlar istiyorum evet ama sanırım bu kez kendi kendime acımaya başlıyorum.
Hala içimi acıtıyor gitmiş olduğunu bilmek… Kare kare aklımdan geçiyor yaşanılanlar, nasıl yani diyorum, cevabını verememek acıtıyor en çok da…
Ara ara yazdıklarımı sana göndermek istiyorum gizli adreslerden… Cevabı gelmeyecek korkusuyla vazgeçiyorum aynı hızla… Ne yapacağım böyle inan ben de bilmiyorum. İlerde bir kitap olarak karşına çıkarlar belki…
Bazen ismin geçiyor bir dostla konuşurken, utanıyorum hala mı diyecekler diye… Hemen kapatıyorum konuyu… Kendimle muhabbetlerimin tek konusu senken, adın uluorta duyulmasın istiyorum.
Kelimeler boğazımda düğümleniyor, sana yazarken rahatlıyorum – gözlerine bakar gibi, heyecanla sana bir şeyler anlatır gibi…
Geçecek elbet bir gün. Ama ben o ‘bir gün’ hiç gelmesin istiyorum. Kim olursa olsun, ne olursa olsun hafızamdaki yerinden hiç kıpırdama…
Neyse belki yine yazarım…
Bu kez – çok – özlediğimi söylemeden edemeyeceğim.
Sevgilerimle
Birinci ‘tekil’ şahıs
5 Eylül 2008 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder