gözlerimde akşam olmaya başladı yine...
ne güzel aydınlığa kavuşuyorum demiştim ki
karanlıklar çökmeye başladı tekrar ruhuma...
içime kocaman bir kaya parçası oturmuş da kalkmıyor gibi yüreğim...
boğazımda da kayanın parçaları...
gözlerimden döküldü dökülecek yaşlar...
bekliyor...
ne eksik diye bakınıyor
bir türlü bulamıyor.
hazan mevsimi dört yanım
gözlerim parçalı bulutlubir türlü yağmadı beceremedi...
sinir krizleri, ardı ardına içilen sigaralar, uzaklara bakmalar, dinlediğim şarkılar fayda etmiyor sızımı dindirmeye
ilacı henüz bulunamamış bir hastalık gibi bu sızı..
araştırmalar sürüyor, sonuç yok...
neren ağrıyor diye soruluyor cevap yok
beynimin içinde karıncalar dolaşıyor,
dolaşıyor da girecek bir delik bulamıyor
ya da ordan oraya toplu şekilde akın ediyorlar gibi...
kafamda bir delik olsa da aklım oradan dışarı çıksa diyorum
düşünmesem bir süre
öylesine yaşasamsaf bir tebessüm olsa sürekli yüzümde...
her gördüğüme gözlerim ışıldasa
parktaki salıncağı boş görmüş ya da uçurtması gözyüzünün derinliğinde kaybolmuş çocuklar gibi...
sıkıyorum dişlerimi kanlar aksın istiyorum
saçımı başımı yolayım istiyorum
koşayım deli gibi ağlayayım...
yağmur yağsın üstüme
saçlarım ıslansın yapışsın yüzüme gözüme...
sonra bomboş beyaz bir odada oturayım kendimle baş başa
başımı ellerimin arasına alıp dizlerime yaslayıp
dertleşeyim ellerimle, bedenimle, kendi sesimle
içimdeki gözlerimle yüzleşeyim istiyorum
sonra çıkıp koşayım,
ıslanayım,
ağlayayım
yine...
sonra yine
yine
yine....................
5 Eylül 2008 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder