5 Eylül 2008 Cuma

08 Ağustos 2008

içime sıkıntılar giriyor bazen, ellerim karıncalanıyor, kalbim sıkışıyor...
uzak mutluluklara dalıp gidiyorum...
beynim duruyor o sıra hiçbirşey düşünemiyorum, düşünmek istemiyorum...
nedense 'herşey' hakkında da en kötü düşünceler geliyor kara bulutlar gibi üzerime çöküyor, bir türlü yağmıyor da, boğazıma kadar karamsarlığa batıyorum.
düz yolda yürüsem taşa takılıp düşecekmişim gibi oluyor...
koşsam kan revan içinde kalacağım...
gözlerime perdeler iniyor...
ne yediğimden birşey anlıyorum bazen, ne de konuştuğumdan - rutine bağlamış hepsini ezbere yapıyorum -sevdiklerimi düşünüyorum bazen tek tek, aklımdaki resimde hepsinin yüzü...
gözlerimi açıyorum yine aynı karabasan...
ne yana gitsem kapı duvar..."bu kez kendime bunu yapmayacağım" diyorum...
diyorum da susuyorum...
tanıdıklara gözüm takılır gibi oluyor, göz aşinalığı deyip selam bile vermeden geçiyorum - onlar da anlam veremiyor, anlam vermek de istemiyor -nefessiz kalıncaya kadar konuşasım geliyor arada, saçmasapan bir sürü cümle kuruyorum...
kulağımda bir çocuk çığlığı gitmiyor. - kaybettiklerime yanıyorum -
anlatması zor bir duygu bu
koskoca bir kalabalığın içindeyken -eski türk filmlerindeki gibi - herkesi itmek istiyorum...
ama bir o kadar da yakın olsunlar istiyorum...
ne istediğimi de bilmiyorum...
nükseden bir hastalık gibi bu duygu, tam kurtuldum derken aniden tekrar beliriveriyor...
bir şarkıya takıyorum kafayı, sabahtan akşama o dönüyor, aynı sözleri dinlemek beni yormuyor, müziğinde hissediyorum kendimigünün sonunda sözleri ben oluyorum....

Hiç yorum yok: