7 Eylül 2008 Pazar

Çok eskilerden - 01 Ekim 2002

hava soğuk. rüzgar esiyor. Etrafta bir sevda kokusu. öyle yoğunki duymamak mümkün değil. O kadar şiddetli esiyor ki rüzgar yüreğini yerden yere çarpıyor insanın. Bir yerden başka bir yere, hiç bilmediğin iklimlere sürüklüyor. Sürüklenmemek için bir yerden tutunman gerekiyor. Yoksa yenik düşüyorsun. Hastalandığında ise iyileşmen uzun zaman alıyor. İnanılmaz, dayanılmaz acılar çekiyorsun. Geceler boyu uyuyamıyorsun, tam anlamıyla kıvranıyorsun kalbinin sancısından. Hiç bitmeyecek zannediyorsun. Ama öyle olmuyor. Bir zaman sonra senin için ılık ilkbahar rüzgarları esmeye başlıyor. - Açıkçası kavak yelleri - sen de kurtuluyorsun bu acıdan. sen mutluyken bir başkası yenik düşüyor sevda fırtınasına. sonra bir başkası daha... bu böylece devam ediyor...

22:50

Hiç yorum yok: