Nasıl da sürüklendim uzun zamandır…
Nasıl da kabul etmedim hiçbir olumsuzluğu…
Hep gülümsedim, gülümsemeye çalıştım.
Koşturdum ki unutayım her şeyi.
Daha fazla içeyim ki hatırlamayayım bir önceki günü.
Olmayınca olmuyor işte. Gözümün kenarında hep bir gözyaşı
var.
Mutsuzluktan öleceğim de öldüğümü kabul etmeyeceğim
neredeyse.
Sürekli bir deneme durumu, sürekli kendi kendine söz
vermeler.
Ben ne istiyorum biliyor musun?
Sadece boş boş televizyona bakmak ve biramı içmek. Yanında
bir de sigaram varsa tamamdır.
Kimseyi istemiyorum, hiç kimseyi…
Ağlamaksa kendi kendime ağlarım ben, gülmekse kahkahanın
alası bende.
Yalandan mı yaşayacağım sanıyorsun?
Ben kendime en büyük yalanı söylemişim, dahası var mı? Mutluyum
demişim.
İşte al sana itiraf: Ölüyorum mutsuzluktan!